TTOK Kuruluş yıldönümü ve Safranbolu izlenimleri..
Türkiye Turing ve Otomobil Kulübü (TTOK) nün kuruluş yıldönümü ve Safranbolu izlenimlerini, Hüsnü Gümüş'ün nefis anlatımıyla bir zaman tünelinden geçerek okuyacaksınız..

08.11.2010


 

6 KASIM Cumhuriyetin ilk sivil toplum kuruluşu olan Türk Seyyahin Cemiyeti’nin, 1930 yılından sonraki adıyla, Türkiye Turing ve Otomobil Kulübü (TTOK) nün kuruluş günüydü. TTOK Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk’ün talebi üzerine Lozan Anlaşması Genel Sekreteri Reşit Saffet ATABİNEN tarafından oluşturulmuştur. Bu oluşum reformların başlangıcında Atatürk’ün dış dünyada tanıtıma verdiği önemin bir göstergesi olarak da değerlendirilmektedir. Başarılı nice yıllar diliyoruz.

Kuruluşundan günümüze uzanan çizgide faaliyetlerine Türkiye’nin ilk rehberlerinin yetiştirilmesi ile başlayan TTOK, ilk tanıtıcı yayınlar, broşürler ve afişler yanında otomobil sporları ve günlük geziler gibi etkinliklerin de ilk düzenleyicisidir. İlk turizm incelemeleri yazılmış ve yayınlanmış, ilk turizm kongre ve konferansları da kulüp tarafından yapılmıştır. İkinci Başkan Çelik GÜLERSOY’un başlattığı Kültürel yatırım projeleri ise İstanbul’daki başarılı uygulamalardan sonra Safranbolu’da da Çelik GÜLERSOY Vakfı ve TTOK işbirliği ile sokak düzenlemeleri şeklinde devam ettirilmektedir. 1999 yılında Beybağı Sokakta Havuzlu Asmazlar Konağı ile başlayan tarihi mekanlarda butik uygulamalarına her yıl yenisi eklenmektedir. Hafta sonunda tanıma fırsatını bulduğumuz projeler tamamlandığında Soğuk Çeşme Sokağının bir benzeri, yaya bölgesi olarak Safranbolu’da oluşacaktır.

1975 yılında kentin tarihi yapısının korunması konusunda Safranbolu Belediyesinin aldığı kararın ilk sonuçları kentin 1994 yılında UNESCO Kültürel Miras Envanterine dahil edilmesi desteğin halen sürmesi ile alınmaya başlamıştır. Geçen sürede kentte pek çok tarihi yapı konaklama başta olmak üzere yeni fonksiyonlar kazanmıştır. Safranbolu ve Safranbolu’da Zaman Filmleri kentin tanıtımına önemli katkılar sağlamıştır. Kullanma ve değer kazandırma konusunda bilinçli yöneticilerin çabaları ile gelinen bu noktada Karabük Valisi Sayın İzzettin KÜÇÜK’ün de aynı bayrağı taşımadaki kararlılığına da tanık olduk.

Ünlü opera sanatçımız Leyla GENCER’in ve pek çok ünlü sanatçımızın doğduğu, 100 den fazla yapının tescil edildiği, koruma amaçlı imar planına sahip olan Yörük Köyü’nün ilgi beklemekte olduğunu ifade etmek ve ilgi duyanlara, bu konudaki desteklerden yararlanmak isteyenlere tavsiye edilebilir bir yatırım imkanı.

Ankara ve İstanbul’a aynı uzaklıkta olan yörenin giderek artan bir ilgi gördüğünü de memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz. Bu yakınlık bazen de konaklama açısından olumsuz bir etki oluşturduğunu yöredeki işletmecilerden duymaya başladık. Oysa Uzun tatiller ve hafta sonlarını bu ortamda değerlendirmek isteyenler için butik ortamda yeterli konaklama imkanı sunulan bir yöremiz Safranbolu.

Kendini koruyan nadir kentlerimizden biri olan Safranbolu’da taş sokaklarda yürürken Mimar HUNDERTWASSER’i hatırladık. Kendisini düz çizgiye karşı olarak tanımlayan HUNDERTWASSER doğanın engebeler ve paralel olmayan hatlardan ibaret olduğu, insanın böyle ortamlarda daha sağlıklı yaşayacağını savunan ve bunu ödül kazanan yapıtlarına (Viyana Hundertwasserhaus ve Darmstadt Forest Spiral gibi) aktaran bir mimardı.

TURİNG’in Beybağı Sokağı düzenlemesinin de kent merkezine ulaşmada kendi felsefesini yansıtan bir yeni düzenleme olacağını umuyoruz. Belki bu sayede yerleşimlerimize Avrupa’dan ithal yaşam tarzları belirlemeye ihtiyacımız olmadığını, geleneklerimizin yeterli olduğunu gösterme fırsatını da yakalamış oluruz.

Karadut Dut şerbeti ile kahve içebileceğiniz Arasta’larda, özgün lokum, safran ve gül reçelleri yanında yöresel el sanatlarını (dokuma ve deri ürünleri) tanıyabilirsiniz.

Amasra ise en taze balığı yörenin adını taşıyan salata yiyebileceğiniz, köy pazarından en saf ürünleri alabileceğiniz bir ilçemiz; Karadeniz’de gün batımının en güzel izlenebileceği yerlerden biri. Bu arada geçmiş yıllarda gün batımı izlenirken belediye bandosunun şehir parkında konser verdiğini söylediler. Yaşatılması gereken bir gelenek olarak hatırlatmak istedim.

Paylaşın :
17421

<< GERİ